<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Holiday Travel Guide &#187; doğa</title>
	<atom:link href="http://www.summerholidayguide.com/holidaytags/doga/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.summerholidayguide.com</link>
	<description>Travel Guide</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 May 2010 11:54:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Akçay</title>
		<link>http://www.summerholidayguide.com/258/akcay/</link>
		<comments>http://www.summerholidayguide.com/258/akcay/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 12:54:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Gezi Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Tatili - Summer Holiday]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[summer holiday]]></category>
		<category><![CDATA[turkey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.summerholidayguide.com/?p=258</guid>
		<description><![CDATA[TARİHÇE : Orta ve Genç Bronz Çağı’nda (MÖ. 1200 &#8211; 1800) Mysia bölgesinde Kuzey Batı Anadolu gruplarının yaşadığı ve konuluşan Mysia dilinin Lydia ve Phrygia dillerinin karışımı olduğu bilinmektedir. Yine bazı kaynaklara göre Antik dönemde Akçay’ın buluduğu bölgede Chrysa ve Killa şehirlerinin bulunduğu, sonraları korsan saldırıları nedeniyle terk edildiği belirlenmektedir. Miladdan önce 9. yüzyılda yaşayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-1592735037785012";
/* 300x250, oluşturulma 22.10.2008 */
google_ad_slot = "0495667527";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p><a href="http://www.turkiyetanitim.net/izmir/resim/04.jpg"><img class="alignleft" title="akçay" src="http://www.turkiyetanitim.net/izmir/resim/04.jpg" alt="" width="180" height="134" /></a><span style="color: #0000ff;">TARİHÇE : </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Orta ve Genç Bronz Çağı’nda (MÖ. 1200 &#8211; 1800) Mysia bölgesinde Kuzey Batı Anadolu gruplarının yaşadığı ve konuluşan Mysia dilinin Lydia ve Phrygia dillerinin karışımı olduğu bilinmektedir. Yine bazı kaynaklara göre Antik dönemde Akçay’ın buluduğu bölgede Chrysa ve Killa şehirlerinin bulunduğu, sonraları korsan saldırıları nedeniyle terk edildiği belirlenmektedir.</span><span id="more-258"></span><span style="color: #000000;"> Miladdan önce 9. yüzyılda yaşayan Homeros, şiirlerinde Akçay’ın adının Stoeis olarak geçmesi de, Akçay’ın bulunduğu yerin vaktiyle bir yerleşim yeri olduğunu tayin etmektedir. Akçay’ın bulunduğu yerdeki bu şehirler askeri strateji bakımından çok büyük önem taşıyorlardı. Çünkü çevresinde hemen hemen aynı yıllarda kurulmuş Assos, Thebe, Antandros, Adremyttion, Bergama gibi büyük şehirleri birbirine bağlayan yolun üzerinde, hem de daha önemlisi Avrupa’yı Efes’e bağlayan Haç yolu üzerinde bulunuyordu.<br />
Akçay, Edremit ilçe merkezine 8 kilometre uzaklıkta ve Edremit Körfezi’nin avuç içi gibi tam içinde bulunmaktadır. 1880 yılında Akçay Edremit’in bir iskelesi olarak kabul edilir. 1800’lü yıllarda Akçay’da Rumlardan kalma iki katlı bir sabunhane ve birkaç rum evi dışında kahvhane ve balıkçı kulübeleri vardı. Daha sonraki yıllarda Akçay iskelesi ve diğer resmi binalar yapıldı. 1935 yılında hane sayısı 30’a yükseldi. Akçay ismi Kazdağları’ndan gelen Kızılkeçili Çayı’nın Kızılkeçili köyünü geçtikten sonra aldığı isimdir. Akçay Deresi denize döküldüğü yere adını vermiştir. Ayrıca bu derenin Kazdağları’nda beyaz renkli mermer parçalarını sürükleyip getirmesi nedeniyle Akçay ismi verildiği düşünülmektedir. Bugün Akçay Kuzey Ege’nin en önemli tatil yörelerinden birisi olarak hizmet etmektedir. Akçay’ın yerleşik nüfusu 20 bin dolayında olup turizm sezonunda 100-150 bine ulaşmaktadır. </span></p>
<p><span style="color: #800080;">TURİZM : </span></p>
<p><span style="color: #008000;"><br />
<span style="color: #000000;">Kuzey Ege´nin incisi AKÇAY…</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ege’nin masmavi suları ile Kazdağları’nın yemyeşil doğasının öpüştüğü, buz gibi suların aktığı, Kuzey Ege’nin incisi Akçay… Edremit Körfezi’nin kucağında, tertemiz havası, bol oksijeni ile tatilcilerin gözdesi Akçay…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Akçay temiz havası, denizi ve doğal güzellikleri ile tatilcilerin beğenisi kazanmış bir tatil beldesidir. En büyük özelliği ise nüfusu 20 bine yaklaşmasına rağmen şehir su şebekesine ve kapalı şişe suyuna ihtiyaç duymayan yurdumuzun tek tatil beldesidir. Bütün Akçaylılar ve tatilciler, günlük ihtiyaçları olan buz gibi suları 20-30 metre derinlikten artezyen kuyuları ile bol bol sağlarken, Akçay’ın her iki ucunda 60-80 metre derinliklerden elde edilen sıcak sular modern tesislerde hastalara şifa dağıtmaktadır. Birbirine zıt bu iki su zenginliğini birada yaşamak dünyada sadece Akçaylılar’a ve beldeye gelen tatilcilere nasip olmaktadır. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Turizmin ve tatilcilerin tercihi Akçay’da Edremit ilçesinden ayrılarak yeni bir belediye kuruldu. Bir çok ilçeden büyük olmasına rağmen daha önce resmi olarak Edremit’in mahallesi konumunda olan Akçay’da 28 Mart yerel seçimleri sonrası ilk belediye başkanı seçilerek belediye kuruldu. Yaz mevsiminde yüz bine yaklaşan nüfusu ile metropol bir kent havasına bürünen Akçay’da, Akçay Belediyesi, henüz yeni kurulmuş bir yerel yönetim olmasına ve sınırlı imkanlarına rağmen profesyonelce bir ruh ile en iyi şekilde hizmet etmeye çalışıyor. …</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Turizm açısında büyük önem taşıyan Akçay’da deniz turizmi ile ilgili olarak bir çok otel, motel, pansiyon, tatil köyü, kamplar eğlence mekanları bulunmaktadır. Akçay’ın en büyük özelliği içme suyunun bol oluşudur. Bunun bir kanıtı da denizden fışkıran artezyen suralarıdır. Akçay iskelesinin sağ ve sol taraflarında etraf taşlarla çevreli tatlı su artezyenlerini görebilirsiniz. Ayrıca Akçay’ın merkezi Barbaros Meydanı’nda Turizm Danışma Müdürlüğü’nün ön kısımda Kazdağları’nda ki efsanevi Sarıkız’ın heykeli bulunmaktadır. Sarıkız anısına yaptırılan heykelin önündeki havuza Sarıkız’dan dilekte bulunanlarca bozuk para atılır. Sarıkız türbesi de Kazdağı’nın zirvesinde Sarıkız Tepesi’nde bulunmaktadır. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.summerholidayguide.com/258/akcay/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Heybeliada</title>
		<link>http://www.summerholidayguide.com/156/heybeliada/</link>
		<comments>http://www.summerholidayguide.com/156/heybeliada/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2008 12:50:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Gezi Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[haftasonu]]></category>
		<category><![CDATA[heybeliada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://summerholidayguide.com/?p=156</guid>
		<description><![CDATA[İstanbulun kalabalığından, bunaltıcı havasından kurtulmak istediğinizde 1 saatlik mesafede şehiriçi bilet fiyatı ile ulaşabileceğiniz cennet ada. Ne Büyükada kadar kalabalık ne de ıssız. Motorlu araçların olmadığı Heybeliadada özgürce bisiklete binme keyfini yaşayabilirsiniz. Yokuşlardan salınırken yüzünüza vuran temiz havayla yeniden doğmuş gibi olucaksınız&#8230; Heybeliada, İstanbul’un Büyükada’dan sonra en büyük adasıdır. Adaya Heybeliada denilmesinin sebebi, uzaktan bakıldığında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a class="icerik_liste_devami_imaj" onclick="MM_openBrWindow('/modules/layout/foto_buyuk.cfm?resim=heybeli1.jpg','icerik_detay_foto','toolbar=0,location=0,directories=0,status=0,menubar=0,scrollbars=1,resizable=1,width=470,height=370,left=50,top=50')" href="javascript:;"><img class="alignnone size-full wp-image-274" title="buyuk_heybeliada[1]" src="http://www.summerholidayguide.com/wp-content/buyuk_heybeliada1.jpg" alt="buyuk_heybeliada[1]" width="189" height="126" /></a></p>
<p style="text-align: left;">İstanbulun kalabalığından, bunaltıcı havasından kurtulmak istediğinizde 1 saatlik mesafede şehiriçi bilet fiyatı ile ulaşabileceğiniz cennet ada. Ne Büyükada kadar kalabalık ne de ıssız. Motorlu araçların olmadığı Heybeliadada özgürce bisiklete binme keyfini yaşayabilirsiniz. Yokuşlardan salınırken yüzünüza vuran temiz havayla yeniden doğmuş gibi olucaksınız&#8230;<span id="more-156"></span></p>
<p style="text-align: left;">Heybeliada, İstanbul’un Büyükada’dan sonra en büyük adasıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Adaya Heybeliada denilmesinin sebebi, uzaktan bakıldığında adanın yere bırakılmış bir heybeye benzemesidir. İstanbul&#8217;un en çok rağbet gören sayfiye yerlerinden biridir. Sadece doğasıyla, temiz havası ve güzellikleriyle değil, Bahriyesi, Sanatoryumu, Ruhban (Papaz) Okulu gibi kurumlarıyla da ünlüdür.</p>
<p>7 bin civarında olan ada nüfusu, yaz mevsimlerinde birkaç kat artmaktadır. Yazları günübirlik gelen ziyaretçiler de eklendiğinde, yaz nüfusunun 50 bini aştığı düşünülebilir.</p>
<p><img class="aligncenter" title="heybeliada" src="http://img248.imageshack.us/img248/2928/heybeliada2207tb5rc1.jpg" alt="" width="640" height="480" /></p>
<p>Diğer adalara olduğu gibi Heybeliada’ya da vapur seferleri 19. Yüzyıl ortalarında yapılmaya başlanmıştır. Zengin Rumların yaşadığı adada, Bahriye’nin de bulunması nedeniyle önemli miktarda Türk nüfus da yaşamıştır. Adanın nüfusu, 1820’de 800 olarak tespit edilmiş iken vapur seferlerinin başlamasından sonra 2000’e çıkmıştır. Kurtuluş savaşı ve mübadele sırasında diğer adalar gibi sakinleşen Heybeliada, 1950’li yıllarda yeniden canlılığını kazanmaya başlamıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-275" title="heybeli[1]" src="http://www.summerholidayguide.com/wp-content/heybeli1.jpg" alt="heybeli[1]" width="600" height="400" /></p>
<p>Adanın eni 2700 metre, boyu 1200 metredir. 4 tepeden oluşan Heybeliada, İstanbul adalarının orta yerinde bulunmaktadır. En yüksek tepe Değirmentepe’dir. Diğer tepeler, Taşocağı Tepesi, Makarios Tepesi ve Ümit Tepesi’dir. Eski adı Papaz Tepesi olan bu tepe 85 metre yüksekliğinde olup üzerinde Papaz Okulu bulunmaktadır. Adada 4 liman vardır. Güzel bir koyda bulunan Çam Limanı ile Bahriye Limanı bunların en önemlileridir. Adanın önemli yapıları, Bahriye Okulu, Aye Ofemya Ayazması, Türkiye’nin ilk sanatoryumu olan Heybeliada Sanatoryumu (Kuruluş: 1924), Heybeliada’nın ünlü sakinlerinden olan Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi, Abbas Halim Paşa Köşkü, Papaz Okulu, diğer dini yapılar ve resmi binalardır.</p>
<p>Adadaki, birine “Büyük Tur”, diğerine “Küçük Tur” denilen iki tur yolunda, yaz mevsimlerinde eşek ve arabalarla turlar yapılır. Küçük Tur&#8217;a, Aşıklar Turu da denmektedir. Heybeliada da, İstanbul&#8217;un diğer adaları gibi, motorlu araçtan arındırılmıştır.</p>
<p>Evliya Çelebi, Heybeliada’da bir Bostancıbaşı ile birkaç Subaşı askerinin bulunduğunu, adanın gelirinin Kaptan Paşa’ya verildiğini kaydeder.</p>
<p style="text-align: center;">İstanbul&#8217;u en çok yazan ediplerimizden Ahmed Rasim, Heybeliada&#8217;da medfundur. Ancak Heybeliada ile ilgili bir eseri bulunmamaktadır. Ahmet Rasim&#8217;in yeğeni Yesari Asım&#8217;ın &#8220;Biz Heybeli&#8217;de her gece mehtaba çıkardık&#8221; şarkısı, Heybeli&#8217;deki bir çok şeyden daha ünlüdür. Aziz Nesin, Zeyyat Selimoğlu gibi yazarlar da eserlerinde Heybeliada&#8217;dan çokça sözetmişlerdir.      <a class="icerik_liste_devami_imaj" onclick="MM_openBrWindow('/modules/layout/foto_buyuk.cfm?resim=heybeliada.jpg','icerik_detay_foto','toolbar=0,location=0,directories=0,status=0,menubar=0,scrollbars=1,resizable=1,width=470,height=370,left=50,top=50')" href="javascript:;"><img class="aligncenter" src="http://www.mavi-yesil.com.tr/imageMagic.cfm?image=heybeliada.jpg&amp;width=370&amp;height=270" border="0" alt="Heybeliada" hspace="5" vspace="5" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.summerholidayguide.com/156/heybeliada/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Manyas Kuşgölü</title>
		<link>http://www.summerholidayguide.com/154/manyas-kusgolu/</link>
		<comments>http://www.summerholidayguide.com/154/manyas-kusgolu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2008 12:41:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa Gezi Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[kuş gölü]]></category>
		<category><![CDATA[manyas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://summerholidayguide.com/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[Manyas Kuşgölü idari olarak Balıkesir İli&#8217;nin Bandırma ilçesi sınırları içinde ve Marmara Denizi&#8217;nin güneyinde, Uludağ ile Biga Yarımadası arasında uzanan bir çöküntü alanında yer almaktadır. Bu çöküntünün tabanını Kuş ve Uluabat (Apolyont) Gölleri ve bu göllerin çevresinde yer alan geniş ovalar, kenarlarını ise yüksek dağ ve yaylalar oluşturmaktadır. Doğu batı doğrultusunda uzanan gölün uzunluğu 20 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="manyas kuş gölü" src="http://img48.imageshack.us/img48/3932/18a9954963fn9.jpg" alt="" width="170" height="202" /></p>
<p><strong>Manyas Kuşgölü</strong> idari olarak <span class="mw-redirect">Balıkesir</span> İli&#8217;nin Bandırma ilçesi sınırları içinde ve Marmara Denizi&#8217;nin güneyinde, Uludağ ile <span class="mw-redirect">Biga</span> Yarımadası arasında uzanan bir çöküntü alanında yer almaktadır. Bu çöküntünün tabanını Kuş ve Uluabat (Apolyont) Gölleri ve bu göllerin çevresinde yer alan geniş ovalar, kenarlarını ise yüksek dağ ve yaylalar oluşturmaktadır. Doğu batı doğrultusunda uzanan gölün uzunluğu 20 km., genişliği ise 14 km.dir.<span id="more-154"></span></p>
<p>Gölün oluşumu hakkında değişik yorumlar yapılmıştır. A.PHILIPPSON ve E.LAHN Neojen&#8217;de <span class="mw-redirect">Bursa</span> Gönen depresyonu çöküntü alanında büyük bir tatlı su gölünün , Neojen sonu veya Kuvanterner&#8217;de meydana gelen hareketler sonucunda ise, bu göl alanında 4 adet küçük küvetin oluştuğunu, diğer iki küvetin (Bursa ve Gönen) alüvyonlarla dolduğunu ve geriye Uluabat ve Kuş Gölleri&#8217;nin kaldığını bildirmektedirler. Emre Kazancı ve arkadaşları ise Pliyosen&#8217;de tektonizmaya bağlı olarak meydana gelen Bursa Gönen Çöküntü alanının başlangıçtan Kuvanterner&#8217;in sonlarına kadar karasal halde iken, daha sonra yöredeki menderesli akarsularının taşıdıkları alüvyonlarla yataklarını tıkamaları sonucunda Uluabat ve Kuş Gölleri&#8217;nin oluştuğunu; her iki gölün de tipik birer alüvyon set gölü olduklarını öne sürmektedirler.</p>
<p><img class="aligncenter" title="manyas kuş gölü" src="http://img511.imageshack.us/img511/1332/manyas402395070243256jd4.jpg" alt="" width="640" height="480" /></p>
<p>Kuş gölü, ekolojik yönden eutrophic (bol gıdalı), limnolojik bakımdan ise argilotrophic (killi) bir sulak alandır. Kolloidal kil ihtiva ettiği için suyu devamlı bulanıktır.Suları tatlı olan gölün en derin yeri 4 metre civarında olup, ortalama derinliği 1-2 metredir.<br />
Göl su seviyesi mevsimlere göre değişmektedir. İlkbahar da göl suları yükselerek kıyıları kaplamakta, yaz aylarında ise geri çekilmektedir. Bu ritmik olay her yıl düzenli olarak tekrarlanmaktadır. Gölün normal su seviyesindeki alanı 16.800 hektar civarın dadır.</p>
<p>Göl, güneyden gelen Kocaçay ve kuzeyden gelen Sığırcı Dereleri, göl drenaj alanın yüzeysel akışı ve göl alanına düşen yağışlarla beslenmektedir. Boşalımı ise buharlaşma, sulama amacıyla çekilen sular ve güneydoğudan çıkan Karadere yoluyla göl ayağından Susurluk Çayı&#8217;na taşınan sularla gerçekleşmektedir.</p>
<p><img class="aligncenter" title="manyas kuş gölü" src="http://img207.imageshack.us/img207/5374/bandirmakuscenneti10324zx4.jpg" alt="" width="450" height="311" /></p>
<p>Göl kıyıları yer yer sazlık kamışlık, yer yer çayırlıktır. Kocaçay ve Sığırcı Derelerinin göle karıştığı yerlerde söğüt toplulukları ile sazlıklar bulunmaktadır.</p>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 182px;">
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"></div>
<p>Manyas Kuşgölü Haritası</p></div>
</div>
<p style="text-align: center;"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/d/db/Oka_10w.jpg/180px-Oka_10w.jpg" border="0" alt="" width="180" height="158" /></p>
</div>
<p>Yaz aylarında suların çekildiği yerlerin bir kısmında sebze tarımı yapılmakta, bir kısmı ise çok çeşitli ve gür bitki örtüsü ile kaplanmaktadır.</p>
<p>Gölün bitki örtüsü ve hayvan varlığı yönünden en zengin olduğu yer Sığırcı Deresinin oluşturduğu deltadır. Deltada birlerce kuşun gübresiyle zenginleşen topraklar, yazın suların çekilmesiyle gür ve yüksek otlarla kaplanarak sayısız küçük canlının üreyip gelişmesine olanak sağlamakta, ilkbaharda göl sularının tekrar yükselmesiyle birlikte bu canlılar göl suyuna karışmaktadır. Bu nedenle Kuş Cenneti kuşlar için olduğu kadar, balıkların beslenmeleri ve üremeleri için de ideal bir ortam oluşturmaktadır.</p>
<p>Kuşgölü ve Kuşcenneti Millî Parkının önemini duyurmak, çevre kirliliğine dikkati çekmek amacıyla her yıl Uluslararası Bandırma Kuşcenneti Kültür ve Turizm Festivali düzenlenmektedir.</p>
<h2><span class="mw-headline">Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nden Manyas Gölü</span></h2>
<p><em>İlyaspınarı’ndan doğan Türkmenler buraya Manyas derler. O kadar derin değil, içinde alabalık, turna balığı, yayın, sazan, yılan balığı… çeşit çeşit nefis balık avlanır. Devlete vergi ödeyen avcıları vardır. Öyle herkes, zevk için ve ticaret için balık avlayamaz. Kışın bu göl, kaz, kuğu, karabatak, yeşilbaş, martı, sakakuşu ve diğer güzel kuşlarla dolar. Her gece kaz ve kuğu sesinden, kanat şakırtısından Manyas sahrası titrer. Sakakuşu ve diğer kuşlarla dolar. Bu kuşların avcıları da devlete vergi verirler. Bir de bu gölde, bir çeşit pamuğa benzer kav biter ki su içinden çıkarıp çakmak taşı üzerine koyarak çakmak ile vursan, derhal ateş alır. Ve her şeyde kullanılır. Ama adı geçen kavın kurutup da çaksan yanmaz. Her tarafta meşhur bir kavdır. Bu Manyas Gölü’nün kenarlarında yüksek sazlar yetişir. Bu göl etrafındaki halk o sazları mevsiminde koparıp terbiye ettikten sonra renk renk hasır, seccadeler, minderler ve döşemeler dokurlar ki insan hayran olur.insanların buraya gelmeleri orayı görmeleri onlara zevk verecektir.insanlar bence burayı çok sevecekler ve her yıl gelmek isteyeceklerdir.&#8221;</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.summerholidayguide.com/154/manyas-kusgolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeşil Trabzon Gezi Rehberi</title>
		<link>http://www.summerholidayguide.com/128/yesil-trabzon-gezi-rehberi/</link>
		<comments>http://www.summerholidayguide.com/128/yesil-trabzon-gezi-rehberi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2008 10:46:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaz Tatili - Summer Holiday]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[sümele]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://summerholidayguide.com/?p=128</guid>
		<description><![CDATA[Trabzon için söylenebilecek ilk üç kelime; yeşil, yeşil, yeşil… Yağmurlu iklimi sayesinde, yörenin birçok yerinde yeşilin her tonunu bir arada görebilirsiniz. Temiz havayı içinize solurken buradaki yaşamın ne denli sağlıklı olduğunu düşünerek hayallere dalacaksınız. Ama dikkat edin, bu kadar doğal bir hava size zarar verebilir. Malum! Stres, hava kirliği, kornaları sesleri derken, vücudumuz bu anormal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4 style="margin: 7.5pt 0cm 0pt; background: white none repeat scroll 0% 0%;"><img class="alignnone" title="trabzon" src="http://www.guleglen.com/Turkiye/images/trabzon.jpg" alt="" width="278" height="209" /></h4>
<h4 style="margin: 7.5pt 0cm 0pt; background: white none repeat scroll 0% 0%;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Trabzon için söylenebilecek ilk üç kelime; yeşil, yeşil, yeşil…</span><span id="more-128"></span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"> Yağmurlu iklimi sayesinde, yörenin birçok yerinde yeşilin her tonunu bir arada görebilirsiniz. Temiz havayı içinize solurken buradaki yaşamın ne denli sağlıklı olduğunu düşünerek hayallere dalacaksınız. Ama dikkat edin, bu kadar doğal bir hava size zarar verebilir. Malum! Stres, hava kirliği, kornaları sesleri derken, vücudumuz bu anormal yaşamı normal olarak algılıyor ve gerçekten normal olan, temiz havayı solurken zorluklar çekebiliyorsunuz.</span></h4>
<h4 style="margin: 7.5pt 0cm 0pt; background: white none repeat scroll 0% 0%;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"> </span></h4>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Ruhunuza ve vücudunuza iyi gelecek olan bol oksijenin dışında, Trabzon’da oldukça farklı şeylerle karşılaşacaksınız. Değişik bir yaşam kültürü, bu kültürün getirdiği farklı yemekler, gezilecek bir çok yer, hırcın Karadeniz dalgaları, hamsi kokuları, tulum sesleri ve insanlarının farklı bir şiveyle, farklı bir dille konuştukları, Trabzon’da belki de, kendinizi bulacaksınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Trabzon’u keşfet</span></span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Sümele Manastırı:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt; text-align: center;"><img class="aligncenter" title="sümele manastarı" src="http://img521.imageshack.us/img521/1397/sumelamanastiri15060701ao8.jpg" alt="" width="640" height="430" /></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><span> </span>Bu manastır halk arasında Meryamana manastırı olarak bilinir. Siyah anlamına gelen Melas kelimesinden dolayı, Sümele adını aldığı söylenmektedir. İsmi de dahil olmak üzere bu manastıra, dair çeşitli efsaneler üretilmiştir. Ve en çok bilinen efsane ise, iki Atinalı rüyalarında Hz.Meryem’i görürler, ve Meryem onlara bu manastırın yerini ve buraya nasıl gideceklerini anlatır.<br />
Manastırın yapılış nedeni kadar hangi tarihler arasında yapılmış olduğu konusunda da kesin bilgiler yoktur. Bazı araştırtmalara göre M.S.385, bazılarına göre ise, M.S. 472 yılında yapıldığı savunuluyor.<br />
Bu manastır şimdilerde Trabzon’la birlikte anılan bir yapı olmuştur. Trabzon’u ziyarete eden bir çok insan Sümele’ye çıkmaktadır. Çıkmaktadır, diyoruz çünkü bu manastıra gitmek için biraz yokuş çıkmak gerekiyor, arabanızı manastırın 200 metre yakınına kadar götürebiliyorsunuz, oradan sonra ağaçlık ve patika yolu yürüyerek gitmeniz gerekmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
<strong><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Atatürk Köşkü</span></strong><strong><span style="font-weight: normal; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">:</span></strong> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Soğuksu semtinde bulunan köşk, 20. yüzyılın başlarında yaptırılmıştır. 1934 ve 1937 yılları arasında Mustafa Kemal Atatürk, Trabzon ziyaretlerinde bu köşkte konuk edilirmiş. Bu köşkün bir diğer özelliği ise; Atatürk’ün vasiyetinin bir bölümünü burada yazdığı bilinmektedir. Bu köşk Atatürk’ün ölümünden sonra, dekore ettirilerek müze haline dönüştürülmüş ve halka açılmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
<strong><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Trabzon Kaleleri:</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><span> </span>Trabzon’da ziyaretçilerin ilgisini çeken bir diğer yapılar ise tarihi surlardır. Yukarı Hisar, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılır. Bu surların yakınlarında bulunan bir çok kilise, camii gibi görülmeye değer yapılar ise surların güzelliğine güzellik katmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Trabzon Müzesi</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">: </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Trabzon Ayasofya Kilisesi bir manastır kilisesidir. Bu müzede en çok dikkat çeken nokta, bir çok imparatorluğa ait izler taşımasıdır. Burada bulunan süslemeler, Bizans İmparatorluğu ve bunun yanı sıra Selçuklunun izlerini taşır. Yapının taş işçiliği ve sütunları kadar içerisinde bulunan motiflerde şaşırtıcıdır. Bu yapıda, güvercin, kartal ve bir çok değişik motif kullanılmıştır, ve bu motifler kendi hikayelerini yaşanmışlıklarını, sessizce anlatır adeta….</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
<strong><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Göller</span></strong><strong><span style="font-weight: normal; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">:</span></strong> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Trabzon gölleriyle de oldukça meşhur olan yörelerimizden bir tanesidir. Uzungöl , Balıklı Göl, Sera Gölü başta olmak üzere irili ufaklı bir çok göle sahiptir. Burada bulunan göllerin bazıları dağ yamaçlarının kayması, bazıları ise coğrafi nedenlerden dolayı oluşmuştur. Bu göller Trabzon’un doğal güzelliklerine ayrı bir güzellik katan unsurlardan sadece bir kaçıdır. Göllerin bulunduğu alanlar ve çevreleri oldukça turistik yerler olduğu için, buralarda bulunan “kendin pişir kendin ye” tarzında ki piknik alanlarında güzel vakitler geçirebilirsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt; text-align: center;"><img class="aligncenter" title="trabzon" src="http://img511.imageshack.us/img511/5170/uzungoltrabzon1373932mg8.jpg" alt="" width="800" height="600" /></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
<strong><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Karadeniz yemekleri sadece hamsiden ibaret değil !</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
Türkiye’de yörelere özgü belirli yemekler vardır. Karadeniz ise Türkiye’de yemek kültürünün başında gelen yörelerimizden birisidir. Mısır ekmeği, kara lahana, muhlama (bol tereyağında kaşar eritme) süt böreği, hamsi ve hamsiden yapılan bir çok yemek; hamsi pilavı, hamsi tava, hami buğulama… Ayrıca Trabzon’da, yöresel Karadeniz yemeklerinin dışında taze fasulye oldukça tüketilen sebze yemeklerinin arasında yer alır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
Karadeniz yemeklerin adını bir çoğunuz duymuş, hatta tadına bakmış olabilir! ancak bu alışık oldunuz lezzetlerin, Trabzon’da çok farklı tatlara sahip olduğunu göreceksiniz. Bunun en büyük neden ise, Trabzon ve Karadeniz halkının yemeklerini kısık ateşte pişirmelerinden kaynaklanmaktadır. Yaz aylarında bile bir çok evde soba yanmasının nedeni soğuktan korunmak için değil, yemeklerini sobanın üzerinde yavaş yavaş pişirmek için olduğunu anlayacaksınız.<br />
Yavaş yavaş pişirilen yemeklere lezzet atan bir diğer faktör ise, bol tereyağıdır. Karadeniz yemeklerinin içine kocaman bir parça tereyağı katılır, bu kadar tereyağı katılmış bir yemeğin ağır olabileceğini düşünebilirsiniz, ancak Karadeniz yemekleri düşündüğünüz kadar ağır olmuyor ne de olsa kullanılan tereyağları oldukça doğal olduğu için yemeklerde ağır bir yağ tadının yerine, mükemmel bir lezzet ortaya çıkıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
<strong><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Bakır işçiliğinin anavatanındasınız</span></strong></p>
<p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Trabzon gezinizden dönüşte “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat” kelimelerine en güzel cevap; bu doğa harikası yörede çekmiş olduğunuz fotoğraflarınızı sevdiklerinize göstermek olacaktır. Ancak sevdiklerinize ve kendinize, Trabzon gezinizi anımsatacak farklı bir şeyler sunmak isterseniz bunun için yöreye özgü bir şeyler satın almanız gerekiyor.<br />
Trabzon’a özgü olan ürünlerin başında; bakır işçiliği geliyor. Trabzon halkı burada bulunan zengin bakır yataklarını Osmanlı zamanlarında bu yana, en iyi şekilde işlemiş ve değerlendirmişlerdir. Atölyelerde işlenen bir çok ürün Trabzon’a ticari anlamda önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Bu atölyelerin bir çoğunun, ayrıca satış mağazaları da bulunmaktadır. Merkez dahil olmak üzere bir çok yerde karşılaşacağınız bakır ürünleri satılan dükkanlarda bir yandan alışveriş yaparken, bir yandan da ufak çaplı bakır işçiliğinin nasıl yapıldığını öğrenebilirsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
<strong><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">El emeği göz nuru altın tasarımlar</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
Trabzon’da özel olan bir diğer el sanatı ise; dokumacılıktır. Yayla şenliklerinde göreceğini yöresel kıyafetler tamamen el dokumasıdır. Ve bunları Trabzon’da bir çok yerde bulabilirsiniz. Ve tabii ki de kuyum ürünleri, dünyaca ünlü olan Trabzon burması ile başlayıp zamanla kuyum alanında oldukça gelişmiş bir yöredir. Kalın altın bilezikler ve altın kemerler haricinde birçoğu sanat eseri konumumda olan kuyum eşyalarından satın alabilirsiniz. Ancak burada bulunan altın takıların oldukça pahalı olduklarını söylemekte yarar var. Bir yanda saf altın olmanın verdiği bir değer bir yanda ise, el işçiliği değeri hesaba katılınca takıların fiyatları oldukça artıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
<strong><span style="font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;">Yayla şenliklerinde tulum eşliğinde eğlence</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
Trabzon’la özdeşleşmiş olan bir diğer özellik ise, yayla şenlikleridir. Bu şenliklerde sandığının aksine kemence sesinden çok, hayvan derisinden yapılan üflemeli bir çalgı olan tulumun iç gıcıklayıcı sesleri arasında geçer. Bu yöresel müzik ve dansın ayrı bir şenlikle insanlara tanıtılması ve bu kültürün yaşatılması için, Mayıs’ın ilk Pazar’ından Eylül’ün ilk Pazar’ına kadar yayla şenlikleri sürmektedir. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 7.5pt; background: white none repeat scroll 0% 0%; line-height: 12.75pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;;"><br />
Yayla şenliklerinde yöresel kıyafetlerle dans edenler, izleyenlere ayrı bir duygu veriyor. Bir yanda insanın içini ateşleyen bir müzik, bir yanda ise kırmızı yanaklı Laz kızlarının dans edişleri… Trabzon gezinizde yayla şenliklerine katılmadan dönmeyin. Ayrıca etrafınızda o kadar çok öğretmen olacak ki, belki sizde horon tepmeyi öğrenebilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.summerholidayguide.com/128/yesil-trabzon-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

