ALTINOLUK TARİHÇESİ
Altınoluk; Balıkesir ili, Edremit ilçesine bağlı bir beldedir. Edremit-Çanakkale karayolu üzerinde, Edremit’ e 25 km. mesafededir.
Kuzeyinde Kazdağları (İda), güneyinde Ege Denizi (Edremit Körfezi) yer alır. Mitolijide, Truva-Dikili arasındaki Ege kıyılarına
“Işıklar Sahili” denilmektedir. Altınoluk; Işıklar sahilinin kıyısında, Efsanevi İda Dağını eteğinde, yemyeşil kutsal zeytin
ağaçlarının-masmavi Ege’ ye sevdalıymışçasına aktığı bir güzellikler beldesidir. İsviçre Alplerinden sonra dünyanın en yoğun
oksijenini insanlığa sunan, 365 gün yeşil bir doğaya sahiptir. Bin pınarlı Kaz Dağı’ ndan gelen kaynak suları, çeşmelerinden
sağlıklı ve tertemiz akar.
Doğal güzelliklerinin yanısıra ve belki -daha önemli- olarak “Tarihsel Birikimlere” sahip olan Altınoluk’ un, eski köy yerleşimi
kentin kuzeyinde, tepede yer alır. 1927 yılına kadar adı, “Papazlık” olarak geçen köye ait ilk veriler 16 yy. başlarında Kanuni
Sultan Süleyman’ ın (1520-1566) saltanatının ilk yıllarında yapılan sayımlara kadar uzanıyor. Buradan yola çıkarak Papazlık’ ın
kuruluşunun 450 yılı aşan bir geçmişe dayandığını söyleyebiliriz. Köyün ilk sakinleri, Osmanlı Devleti’ nin vergi muhafiyeti
sağlayarak, derbentçi kaydettiği ve Papazlık’ a yerleştirdiği Söğütlü yörükleridir.
Rum yerleşimi; Yunanistan’ ın Midilli adasından 1820’ li yıllarda çalıştırılmak üzere getirilen Rumların zamanla burada çoğalıp,
iskan tutmaları ile oluşmuştur. Rumlar ibadetleri için birde kilise yaptırmışlardır. O dönemde Türk yerleşiminin, Hıdırlar, Kadirler
ve Sakarlar olarak anılan ailelerden oluştuğu bilinmektedir.
Altınoluk’ ta geçmişten beri süren bu yaşamın günümüze uzanan izleri olan Rum ve Türk sivil mimarlık örnekleri, kültürel birikimimizin
en önemli tanıklarıdır. 1991 yılında Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından Kentsel SİT ilan edilen Altınoluk
köyünde 36 adet yapı tescil edilmiştir. Köyün önemli bir kısmını kapsayan Koruma amaçlı imar planı, 1994’ ten beri uygulamadadır.
Bazı önemli konaklar (Abdullah Efendi Konağı vb.) restore edilmiş olsada, genelde tescilli yapılar acil restorasyon beklemektedir.
Bunun yanısıra; koruma planı gereği yeni yapılaşmalar SİT koşullarına uygun oluşmaktadır. Köyün hemen güney eteğinde ve SİT alanına
dahil edilen, Altınoluk Antandros Amfi Tiyatrosu 1994 yılında yapımına başlanıp, 1997 yılında bitirilen çok önemli bir kültür ve
sanat mekanıdır. Ve sanki, kentsel SİT’ in tamamlayıcısı olmuştur.
Eşsiz bir doğaya, 450 yıllık geçmişe ve kentsel Sit alanına sahip olan Altınoluk’ un en önemli kültürel zenginliği, tarihi
“Antandros” kentidir. Yaklaşık 2800 yıllık geçmişe dayalı bu Arkeolojik zenginlik, “Geçmişten Geleceğe kent ve yaşam kültürümüzede
ışık tutan en önemli kaynaktır.
450 yıllık Altınoluk ve 2800 yıllık Antandros. İşte Altınoluk…

Atınoluk’un tarihi, Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman zamanına yani 1520′lere uzanıyor. Rum varlığı; Midilli’den çalıştırılmak
üzere getirilen Rumların zamanla çoğalıp, iskan etmeleri ile, 1820′lerde olmuştur.Adı 1927 yılına kadar Papazlık olarak bilinen bölge,
Bu tarihten itibaren Altınoluk adını almıştır.
Alpler’den sonra dünyanın oksijen oranı en yüksek yeri olan Altınoluk birçok doğal ve tarihi güzelliğe ev sahipliği yapmaktadır. Yöre halkının “oksijen cenneti” diye adlandırdığı Çam Mahallesi (Altınoluk’tan 2 km yukarıda) büyük kentlerden kaçan, özellikle solunum rahatsızlığı çekenlerin en çok tercih ettikleri yerler arasında birinci sıradadır













